Eski ve Yeni Mimari, Bir Örnek, ve kaybettiklerimiz

Geçtiğimiz ay, bir iş seyahati münasebetiyle, İran’ın Yazd şehrine gittim. Eski mimariye sahip harika bir otelde geçirdiğim 4 gün boyunca içinde bulunduğum mekanın bana hissettirdiği ferahlık ve mutluluk,  içinde yaşadığımız mimariye dair sorgulamalar yapmama sebep oldu. Daha içine ilk girdiğim andan itibaren içimi saran bu ferahlık ve huzur neyden kaynaklanıyordu?

Otelin adı: Moshir-al-Memalik – Hotel Bağ, ya da İngilice ismi ile Hotel Garden

Üzerinde bir miktar düşündükçe, eski bir bağdan dönüştürülerek otele çevrilen bu yapıdan insanın iç dünyasını aydınlatan huzurun kaynaklarını şöyle tespit ettim:

– Yeşil Denge: Mekan ve yeşilin harika dengesi. En fazla iki katlı yapılar toplam 13.000 metrekarelik alanın %30 unu geçmiyor. Harika bahçesinde bolca hanımeli, zeytin ağacı, nar ve birkaç başka bitki çeşidi bulunuyor. Yemyeşil bahçe insana huzur veriyor.

 

– Kubbe Tavanlar, Altın Oran: Oda ve salonların temel özelliği tavanların kubbe şeklinde olması. Kubbe tavanın insana nasıl bir huzur verdiğini anlatamam. Bir nevi gök kubbe altında olma duygusu veriyor. Geldikten sonra bir süre içinde yaşadığımız mekanların düz tavanlarına ters ters baktım. Sonra ise maalesef, yine alıştım. Oda ve salonlar ne büyük ne de küçüktü. Genel olarak matematiksel güzellik standardı olan altın orana yakın olduğunu söyleyebilirim.

– Işık: Pencere, duvar ve tavanlarda, bizde camilerin bazı pencerelerinde kullanılan renkli camlar kullanılmıştı. Renkli cam gözü yormayan insana huzur veren bir aydınlatma sağlıyor. Elektrikli aydınlatmalar ise asla doğrudan göze değil, duvara yahut tavana bakıyor.

 

– Su: Otelin ortasında boylu boyunca uzun bir havuz, ve değişik bölgelerinde başka yuvarlak havuzlar var. Bu havuzlarda akar bir su oluşturulmuş. Akan suyun (fışkıran değil) çıkardığı ses, huzurun bir başka kaynağı.

 

– Koku: Bahçedeki hanımelleri sayesinde tüm oteli saran harika koku, otele adım attığınızdan itibaren insana huzur ve mutluluk aşılıyor.

Özetle, insanın dıştan kaynaklı huzurunun, 4 temel duyuya yönelik şeylerden kaynaklandığını tecrübe ettim:
1 – Mekan: Orantılı bir ölçü ve kubbe tavanın ferahlığı
2 – Görüntü: Yeşilin verdiği huzur, doğrusal olmayan ışık
3 – Koku: Çiçek kokuları
4 – Ses: Akan su ve öten kuş sesleri

Tüm bunları yaşayınca şu soruları kendime sormadan edemedim. Biz ne değerli bir mimari mirası kaybetmişiz ve halen farkında değiliz.

Mutad olduğu üzere, bu yazımı da konu ile alakalı bir Ted video paylaşmadan geçmeyeyim.

Not: Bu yazıdaki fotoğraflar benim cep telefonu kameramdan. Çok daha güzelleri için Google da bir görsel arama yapmanızı tavsiye ederim.

Selametle,

Söz ve Ses Üzerine

Bismillahirrahmanirrahim

Madem ki Rabbimizin bize olan hitabı söz iledir, o halde söze onun adıyla başlamak gerekir. Bu bir görüşten ziyade, insana inen ilk emre itaatten sebeptir:

Oku, Yaratan Rabbinin adıyla. O, insanı “alak” tan yarattı. Oku, Rabbin en cömert olandır. O, kalemle yazmayı öğretendir, insana bilmediğini öğretendir. (96.1-4)

Ses canlılara, söz de insanlara, “en cömert” olan Yaratan’ın vermiş olduğu; en güzel, güçlü ve etkili hediyedir. Doğru söz, kavrayışa giden yolda ilk ve en önemli aşamadır. O halde neden etrafta bu kadar “boş söz” var. Yahut etkili ve doğru konuşmanın yolu ve yöntemi nedir?

Julian Treasure aşağıdaki TED konuşmasında, güzel konuşmanın sırlarını bizatihi uygulayarak harika bir şekilde özetlemiş.

TED Julian Treasure – Etkili Konuşma Nasıl Yapılır?

Ses Nedir ve Nasıl Oluşur?

Ses, havadaki maddelerin periyodik basınç değişimlerinin canlılar tarafından algılanmasıdır. Titreşen her nesne etrafındaki havada bu değişimi tetikler ve ses oluşur. Bir gitar telinin titremesi de, gökyüzünde çakan şimşek de, insan nefesinin ses telimizi titretmesi de aynı prensip ile çalışır.

Canlılarda ses, vücudun dış organları tarafından üretilenleri (böceklerin çıkardıkları sesler yahut çıngıraklı yılanın kuyrundan çıkardığı ses gibi) hariç tutarsak, canlının vücudunun içindeki (genellikle ciğerde) havayı basınçlı olarak itmesi sonucu oluşur.

Ses konusuna ilgim, bunda 8 ay önce, çevrede hiç bir sesin olmadığı bir açık alanda, bir cırcır böceğinin sesini dinlememle başladı. Tek bir böcek vardı ve çıkardığı ses kulaklarımı çınlatacak derecede yüksekti! Kendi kendime, bu kadar küçük bir böceğin (yaklaşık 2 cm boyundadır) nasıl böyle yüksek bir ses (50 cm uzaklıkta 96 dB ses çıkarabilen cırcır böceği türü bulunmaktadır) çıkardığını düşünmeye başladım. Bunu oluşturacak büyüklükte bir ciğeri olamazdı. Araştırmam sonunda bu böceğin kanatlarındaki taraklı dokuyu birbirine sürterek bu sesi çıkardığını öğrendim (bkn alttaki resimler). Vücudunun dışını kullanarak ses çıkaran nadir hayvanlardan biriydi. Erkek cırcır böceği bu sesi dişiye bir çiftleşme çağrısı olarak çıkarıyordu.

cricket-soundSEM of Cricket Sound Comb

Peki diğer canlılar nasıl ses çıkarıyordu? Çıkardıkları seslere göre canlıların bir sınıflandırması var mıydı? Peki ya insan sesi? Mekanizması aynı olmasına rağmen binlerce insanın sesini birbirinden nasıl ayırdedebiliyorduk? Sonuç olarak havadaki bir basınç değişim dalgaları değil miydi hepsi?

Tüm bu soruların yanına bir de insan topluluklarının ses ve sözleri nasıl oluşturdukları eklendi. Neden farklı dillerde bazı sesler yoktu? Ses bir yana, insan harflerin seslerini nasıl oluşturabiliyordu. Coğrafyanın farklılaşması ses, harf ve tonlama kullanımı üzerinde bir etken miydi?

Öncelikle sesin yapısını, insan sesinin özelliklerini anlatan şu güzel MIT K12 videosuna bakalım. Bu video ile sesin yapısı, spektogram ve formantlar hakkında bilgi sahibi olacağız. Nasıl farklı insanların seslerini ayırdedebileceğimizi ve temel seslerin birden çok frekanstaki seslerin toplamından oluştuğunu göreceğiz.

İnsan ses teli, aslında isimlendirmenin aksine tele benzemiyor. Daha ziyade istemli bir şekilde açılıp kapanabilen, ortası yırtık bir davul zarına benziyor diyebilirim. Bu aralıktan havanın geçerken zarı titretmesi sonucu da sesimiz oluşuyor.

İnsan sesi ile ilgili güzel bir video da aşağıdaki. Vakti olanların mutlaka izlemesini öneririm.

Bu video ile, neden bebek ve çocuk seslerinin birbirine benzediğini, ergenlikle birlikte farklılaşmanın sebebini ve daha birçok güzel ayrıntıyı bulacaksınız.

— devam edecek